3g Sanal Tur
Online Cenaze İlanları
Beyaz Masa
İhaleler
TÜRKİYE GAZETESİNDE AFYONKARAHİSAR RÜZGARI 01.02.2010

Sayı: 64

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TÜRKİYE GAZETESİNDE AFYONKARAHİSAR RÜZGARI

Afyonkarahisar,Türkiye Gazetesi’nin konuğu oldu. Gazeteye demeç veren Afyonkarahisar Valisi Haluk İmga, Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Mustafa Gül Afyonkarahisar’ı bütün yönleriyle Türkiye Gazetesi’nin okuyucuları ile paylaştı.

Haberde Belediye Başkanı Burhanettin Çoban’ın çalışmalarına yer verilirken, “Hedefinin yaşanılabilir şehir “ olduğu ifade edildi. Başkan Çoban gazeteye Akarçay Projesi, Spor Kopleksi Projesi, Kent Ormanı ve Tabiat Parkı projeleri hakkında açıklamalarda bulundu.

“AFYONKARAHİSAR SAĞLIK TURİZMİNDE İDDİALI”

“Memleketten Haber Var” yazı dizisi ile Behçet Fakihoğlu tarafından kaleme alınan söyleşiler, 28 Ocak Perşembe ve 29 Ocak Cuma Günleri Türkiye Gazetesinde yer aldı. Yazı, gazetenin Türkiye ve Avrupa baskısında yer aldı. 28 Ocak Perşembe günü gazetede “Afyonkarahisar Sağlık Turzminde İddialı” başlıklı  haberde ; “Yumurta, mermer, patates, lokum ve kaymakta Türkiye birincisi olan şehir, Bakanlar Kurulu kararıyla termal turizmin başkenti ilan edilmiş. 12 ay hizmet veren tesisleriyle büyük potansiyel oluşturan Afyonkarahisar, havayolu bağlantısının sağlanmasıyla Avrupalı turistlerin de termal turizm merkezi olacak

UZUN VADELİ PLANLAR YAPILIYOR
Şehir merkezinin dar bir alanda sıkışması, fiziksel altyapının yetersiz olması ve gündüz yürüyen nüfusun 50 bin kadar artması, şehirde büyük bir yoğunluk yaşanmasına sebep olmakta. Trafikte önceliği yayalara verecek şekilde, ulaştırma altyapısı revize ediliyor. Çok katlı otoparklar yapılıyor, “sakin şehir” kriterlerine uyuluyor, yayaların güvenliğine önem veriliyor. Bu sebeple gelecek 20 yıl için şehir planı hazırlanıyor. şeklinde  yorum yapıldı.

28 Ocak 2010 Perşembe

MEMLEKETTEN HABER VAR -121-
Behçet FAKİHOĞLU

İç batı Anadolu şehri olan Afyonkarahisar; M.Ö. 5000 yılından başlayarak, günümüze kadar yerleşim yeri olmuş. Kavşak noktasında bulunan Afyonkarahisar; Hitit, Frig, Helen, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi uygarlıklar için önemli bir yerdi. Kurtuluş savaşımızın kazanılmasını sağlayan ilk adım da, bu ilimiz sınırları içerisinde bulunan Kocatepe’de atılmış. Şehir, tarihsel süreç içerisinde de çok önemli bir mihenk taşı... Geçiş noktaları üzerinde bulunan ve üç coğrafi bölgemize yayılan Afyonkarahisar’ın stratejik bir konuma sahip olduğunu belirten Vali Haluk İmga, öncelikle ulaştırma yatırımlarının önem kazandığını söylüyor. Afyonkarahisar’ın, çevreleyen illerle olan bağlantısı, 2010 yılı sonu itibariyle tamamen bölünmüş yol haline gelecek.

TURİZM POTANSİYELİ YÜKSEK
Afyonkarahisar, dört ayrı demiryolu hattının birleştiği noktada bulunan tek il; demiryolu yatırımları da önem arz etmekte. Ankara-Polatlı-Afyon-İzmir hattı güzergâhlı hızlı tren projesi sayesinde rekabet gücü artacak ve hızlı ulaşım sağlanmış olacak. 2010 yılında başlanılması hedeflenen projenin 2015 sonu itibariyle bitirilmesi planlanmakta. Böylece İzmir’e 2 saatte, Ankara’ya ise 1 saat 20 dakika içerisinde ulaşılacak. Vali İmga, ilin sınırları içerisinde bulunan 4 termal merkezle, sağlık turizminden; Frig Vadisi ve Kentsel Sit ile kültür turizminden; tarihî camileri ve kültür varlıkları ile inanç turizminden; Akdağ Tabiat Parkı, Başkomutan Tarihî Milli Parkı, yaylaları ve gölleri ile tabiat turizminden kendisine düşen payı alması gerektiğini söylüyor.

BÜYÜK YATIRIM YAPILIYOR
Afyonkarahisar’ın, termal turizmin başkenti olarak bilindiğini hatırlatan İmga, mevcut termal tesislere ilave olarak yeni tesislerin de faaliyete geçmesiyle, termal turizminde büyük atılımlar görüleceğini ifade ediyor. Yılın 12 ayında hizmet veren termal turizmi, büyük potansiyel oluşturmakta. Son 10 yıllık dönemde termal turizm tesislerinin sayısı her geçen gün artmış. 4 adet 5 yıldızlı otel bulunurken, 2 adet 5 yıldızlı otel yatırımının da devam ettiği söyleniyor. Şu anda 8 bin 450 yatak kapasitesi bulunan Afyonkarahisar, bu yönüyle ülkemizde 7. sıraya kadar yükselmiş. Yatırım belgeli konaklama tesislerinin tamamlanmasıyla birlikte yatak kapasitesi 12 bin 571’e yükselecek. Jeotermal kaynakların, seracılık sisteminde de kullanılması için yatırımlar yapılmaya başlanmış. Çobanlar ilçesinde üretimine başlayan jeotermal sera, Sandıklı ilçesinde de yakın zamanda hizmete girecek ve üretim 12 ay boyunca devam edecek. Afyonkarahisar, 2008 yılında Bakanlar Kurulu Kararıyla Türkiye’deki termal turizmin başkenti ilan edilmiş. Ülkemizin termal tesislerin yatak kapasitelerinin üçte biri bu ilimizde. Havaalanı projesinin tamamlanması ile birlikte, yoğunluğun ve turizm gelirlerinin çok daha artacağı söyleniyor.

MERMERDE TÜRKİYE BİRİNCİSİ
Afyonkarahisar, Türkiye’nin en önemli mermer endüstri merkezlerinden birisi. Ülkemizde işletilebilir toplam mermer rezervi’nin yüzde 40’ı bu ilimizde bulunmakta. İlin tabii yapı ve iklim şartları hayvan yetiştiriciliğine elverişli. İlde, Türkiye genelinde marka olmuş firmaların et işleme tesisleri bulunmakta. Sucuk üretiminde önemli bir noktaya gelinmişken, aynı başarı yumurta üretiminde de görülmekte. Sadece Başmakçı ilçesinde, ülkemizdeki yumurta üretiminin yaklaşık yüzde 5’i karşılanmakta.



TARİHÎ MEKÂNLARA RESTORASYON
Mimari zenginliğin turizme kazandırılması ve tarihî dokunun korunması ile ilgili önemli adımlar atılıyor. Vakıflar Bölge Müdürlüğü, Anıtlar Yüksek Kurulu gibi ilgili kurumlarla yapılan görüşmeler sonunda, tarihî mekânların restore edilmesi ya da ettirilmesi planlanıyor.
Başkanın hedefi yaşanabilir şehir
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, şehrin içinden geçen Akarçay Deresi’nin; tıpkı Eskişehir Porsuk Çayı gibi ıslah edilerek ve çevresinde yapılacak eğlence alanlarıyla şehri baştan başa güzelleştireceğini söylüyor. Yaklaşık 5 km uzunluğundaki bu proje ile yeşil alan standartları yükselecek, hava kirliliği problemi çözülecek. Şehrin sanat, dinlenme, eğlence, kültür ve sağlık bandı kurulmuş olacak. Afyonkarahisar’ın en önemli problemi hava kirliliği; dağlarla kuşatılmış şehir merkezinde hava akımları kesiliyor, ısınan hava yükselemiyor. Bu problemi çözmek için, belediyenin de ortağı olduğu AFJET (jeotermal enerji ile merkezi şehir ısıtması) uygulama alanı genişletiliyor. Proje tamamlandığında, yaklaşık 15 bin konut bu temiz sistemle ısınacak, hava kirliliği problemi bitmiş olacak.

YEŞİL ALAN ARTACAK
Çok geniş bir alanda “Kent Ormanı” kurulmakta. Türkiye’nin sayılı büyük yapay göllerinden 27 Ağustos Tabiat Parkı kuruluyor. Şehri kuşatan dağlık bölgede, İŞKUR ile iş birliği yapılarak ağaçlandırma, orman içi yangın yolları ve büyük bir rekreasyon alanı yapılıyor. Afkarahisar’ın 30 yıllık yeşil alan ihtiyacı karşılanmış olacak. Bir mahalleye, önce altyapıyı bitirip sonra komple girdiklerini söyleyen Başkan Çoban; su borularından kaldırımına, yoluna, doğalgaz ve elektrik şebekesinin yer altına alınmasına kadar, diğer kurumlarla iş birliği içinde işleri bitirdiklerini anlatıyor. Kurumsal performansı artırmaya yönelik çalışmalar yapılıyor. Aynı işin daha az personelle nasıl gerçekleştirileceği araştırılıyor. Çalışanlar da mağdur edilmiyor. Şehir içindeki stadyum bölgesi karşılığında, TOKİ ve Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü ile yapılan protokollerle, oteller bölgesinde uluslararası müsabakaların yapılabileceği ve profesyonel futbol kulüplerinin kamp yapabileceği muazzam büyüklükte spor kompleksleri yapılması planlanmış. Bir adet 15 bin kişilik stadyum, bir tanesi 4 bin kişilik olmak üzere dört adet kapalı spor salonu, yüzme havuzu, atletizm pisti ve 20 adet çim saha yapılması için çalışmalar başlatılmış durumda. Spor kulüplerinin kampa gelmeleri için her türlü yatırım yapılıyor.

SU KAYAĞI PARKI YAPILACAK
Eğlence turizmiyle termali kombine ederek her yaştan kişileri çekmek için turizm bölgesinde “su kayağı parkı” yapılacak. Spor tesisleri ve su kayağı parkı, bütün otellerin ortak kullanımına açılacak; şehir ekonomisine çok büyük katkı sağlayan bu tesislerin pazarlama ve tanıtım potansiyelleri artırılacak. Belediye Başkanı Burhanettin Çoban, termal turizmi spor ve eğlence turizmiyle çeşitlendirmekle kalmıyor; projelerinde “Turizmin 3M’si olarak bilinen Mimari-Mutfak-Müzik konusunda da projeleri olduğunu ifade ediyor. Ulaşımı kolay termal konaklama tesisleri ile tarihî dokusu ve zengin mutfağı ile Afyonkarahisar, alternatif tatil planları yapanlar için iddialı bir il olarak görülüyor..
Havaalanı bitirilmeli
Afyonkarahisar’ın; yumurta, mermer, patates, haşhaş, lokum ve kaymakta Türkiye birincisi olduğunu söyleyen Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Mustafa Gül, termal turizm ile ilgili başarıları hatırlatıyor. Önemli hedeflerinin, bu ili Türkiye’nin ve Avrupa’nın termal başkenti yapmak olduğunu, bunun için büyük gayretler gösterdiklerini anlatan Gül, bunun semerelerinin de alınmakta olduğunu ifade ediyor. Yapımı tamamlanmış 4 adet 5 yıldızlı otel, 2 tatil köyü; yapımı devam eden 3 adet 5 yıldızlı otel yatırımlarını hatırlatan Gül; Sandıklı’da da 1 adet 5 yıldızlı otele (nisanda açılıyor), 4 ve 2 yıldızlı otellere, 150 villalık tesise değiniyor. Ayrıca, Afyonkarahisar merkezinde 5 ayrı tatil köyü, devremülk şeklinde yapılıyor. Tek sıkıntılarının havaalanının bulunmaması olduğunu söyleyen Mustafa Gül, bu eksikliğin de giderilmesi halinde, yurt dışındaki sigorta şirketleri ile bağlantı kuracaklarını, Avrupalıların termal tedavilerinin burada yapılabileceğini ifade ediyor. Bu sene içinde havaalanının Altıntaş bölgesinde yapılması için ihale açılacağı söyleniyor. Kütahya, Uşak, Afyonkarahisar ve Eskişehir’in faydalanacağı bu havaalanının, milletlerarası uçuşlara da açılacağı belirtiliyor. 12 ay doluluk getiren termal turizmi ile kongre-konferans turizminin, bu alanda büyük patlama yaşanmasına yol açabileceği ifade ediyor. Isınma, enerji ve seracılıkta da termalden faydalanıldığı söylenirken, il merkezinde 4 bin 500 konutun bu enerji ile ısındığı belirtiliyor. Seracılık alanında ciddi yatırımlar yapılıyor. Çobanlar ilçesinde 50 bin metrekarelik, Türkiye’nin en büyük sera tesisi açılmış, bu alandaki iki yatırım da devam ediyor. Mustafa Gül, mermercilikte söz sahibi olduklarını, işlemenin tamamen burada olduğunu da anlatıyor. Afyonkarahisar sucuğu ve lokumuna coğrafi işaret tescili yapılmış. Buradaki sanayinin tamamen yerli girdilere dayandığını söyleyen Gül, aramalar için dışarıya döviz gitmediğini hatırlatıyor. Afyonkarahisar’ın büyük merkezlere ve limanlara yakın olduğunu, ulaşım probleminin bulunmadığını, nitelikli eleman bulmada sıkıntı yaşanmadığını ve yatırımcı için uygun yerlerin mevcut olduğunu belirten Mustafa Gül, yatırımcıları buraya davet ediyor.

 

 

29 Ocak 2010 Cuma

MEMLEKETTEN HABER VAR -122-
Behçet FAKİHOĞLU

 

29 Ocak Cuma günü Afyonkarahisar’da Tarih Korunuyor” başlıklı haberde ise

Afyonkarahisar’da bulunan Frig Vadisi’nin içinde, kaya mezarları ve kaya evleri, Kapadokya benzeri oluşumlar görülüyor. Frigya Kültürel Mirasını Koruma ve Kalkınma Birliği sayesinde buradaki kültür varlıkları korunacak, tanıtımı yapılacak ve kültür turizmi canlandırılacak” şeklinde yorum yapılmış.

MEDENİYETLER BEŞİĞİ
Frig Vadisi’nde köy evleri ile kaya mezarları iç içe geçmiş. Kasabanın bir kısmı SİT alanı ilan edilmiş, çivi çakmak yasak. Bütün bu bölge, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı
medeniyetlerinden önemli izler taşıyor.

Afyon (haşhaş), ilaç yapımında kullanılan haşhaş bitkisinin öz suyudur. Haşhaş bitkisinin MÖ 2. yüzyıldan itibaren ekildiğini, üzerinde haşhaş kabartması bulunan Synnada (Şuhut) kentine ait sikkeden anlamaktayız. Latince “öz su” anlamına gelen “opium”, zamanla değişikliğe uğrayarak “ofium”, “afiom”, “afion” ve sonunda “afyon” olmuş. Selçuklu Hükümdarı 1. Alaattin Keykubat, Karahisar Kalesini onararak savunma amaçlı kullanmış. Daha sonra, Anadolu’daki diğer Karahisar şehirleriyle karıştırılmaması için, şehre Karahisar-ı Sahip adı verilmiş. Bu dönemde bir diğer isim de Karahisar-ı Devle’dir. Sahip Ata Fahrettin Ali’nin, hazinelerini bu kalede korumasından dolayı bu adın verildiği söyleniyor.

SARP VE DİK BİR KALE
Afyonkarahisar’a gider gitmez, herkes gibi bizim de dikkatimizi, dimdik yükselen sarp bir kaya kütlesi ve üzerindeki kale çekti. Kaleye tırmanmaya karar veriyoruz. 700’den fazla merdiven, kan ter içinde tepeye varıyoruz, ama değiyor. Şehir ve boylu boyunca geniş bir alan, ayaklarımızın altında. Karahisar Kalesi’nin tarihteki önemini bir defa daha anlıyoruz. 226 metre yükseklikte bir kaya kütlesi olarak yükselen kale, Hititler, Romalılar ve Bizanslılar zamanında önemli bir üs olmuş; Selçuklu ve Osmanlı döneminde de önemini korumuş. Kaleye büyük sarnıçlar, saray, mescit yapılmış; Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde devlet hazinesi, halkın değerli eşyaları burada korunmuş.

CAMİLER VE TÜRBELER
Aynı merdivenlerden iniyoruz, biraz uzaklaşıp bu azametli kaya kütlesine bakıyoruz, o zamanlar için böyle bir kaleyi ele geçirmenin zorluklarını düşünüyoruz... Kalenin hemen yakınında Ulucami, 1273’te, 40 ahşap sütun üzerine oturtularak yapılmış. Ulucami, ahşap mimarisi ve yeşil sırlı, tuğlalı, baklava dilimi minaresiyle, Selçuklu döneminin eşsiz örneklerinden. Biraz ilerde de Mevlevi (Türbe) Camii... 1844’te Abdülmecit Han tarafından yaptırılmış. Cami içinde Sultan Divani ve diğer Mevlevi şeyhlerinin mezarları bulunduğu için, Türbe Camii de denilmekte. Kale civarı tarihî eserler, eski Afyon konaklarıyla dolu, SİT alanı ilan edilmiş. Ahşap konakların bir kısmı restore edilmiş.

RESTORE EDİLMİŞLER
İmaret Camii’ne (Gedik Ahmet Paşa Külliyesi) gidiyoruz. Fatih Sultan Mehmet Han’ın Sadrazamlarından Gedik Ahmet Paşa tarafından 1472-1477 tarihleri arasında yaptırılmış, sübyan mektebi, medrese, hamam, imaret ve camiden müteşekkil bir külliye. Cami; renkli kapısı, mihrabı, minberi ve iç süslemeleriyle çağının en güzel sanat eserlerinden biri. Tek şerefeli minare yivli burma biçimlerle süslü, yivlerin arası lacivert çinilerle kaplı. Afyonkarahisar’da tarihî eserler çok. Afyon Lisesi, Kadınana İlköğretim Okulu, Millet Hamamı, Taşhan... Bir kısmı restore edilmiş. İlçelerde de birçok tarihî eser bulunmakta.

TARİHÎ AFYON EVLERİ
Kalenin güneybatı eteklerinde ve Hıdırlık Tepesi ile kale arasında kalan mahalleler, baştan başa eski evlerle dolu. Bazı sokaklarda tarihî doku tamamen korunmuş. Restorasyonu bitirilmiş, konaklar, çalışmaları devam edenler, yıkılmak üzere olanlar... 1902 yılında çıkan büyük yangından sonra 6 ayda planlanan ve 3 yılda bitirilen bu binaların hiçbiri diğerine benzemediği gibi, birbirlerinin görüntülerini de kapatmıyor. Gün ışığını en iyi kullanan ustalar, güney ve kuzey rüzgarlarını da hesaba katmışlar. Çoğunlukla yardımcı mekanlar alt katta, asıl mekanlar üst katta bulunur. Bazı binalar zemin üstü 2 kat olarak yapılmış. Zemin kat yardımcı mekanlar, orta kat kışlık, üst kat yazlık olarak kullanılmış. Orta kat 1.80-1.90 metre yüksekliğe sahip, üst katın yüksekliği 3.20 metreden fazla. Kışlık olarak kullanılan orta katın kolay ısıtılması için tavan yüksekliği az tutulmuş. SİT alanı olarak belirlenen bu mahallelerde çok düzgün şehircilik planlaması görülmekte...

TESİSLER DE ARTIYOR
Termal merkezlerinden Kazlı Göl’e gidiyoruz. Şifalı sıcak sular bulunmakta. Oteller, devre mülk şeklinde yapılmış tesisler günden güne artıyor. Tesislerin doluluk oranı da iyi. Rastladığımız bazı vatandaşlar, bu sulardan şifa bulduklarını söylüyor. Meydandaki çeşmede kaplıca suyu akıyor, böbrek taşı tedavisi ve başka faydaları varmış. Bu sıcak kaplıca suyundan biz de içiyoruz.
Bir zamanlar kıymeti bilinmeyen bu alanlar şimdi rağbet görüyor, her yöreden insanların akınına uğruyor. Yanı başında bulunan Yaylabağı’nda babalar, kızları ve damatları ile davalık olmuş. Bir zamanlar çorak olan bu topraklar kızlara verilmiş. Aynı topraklar kaplıca sebebiyle değer kazanınca davalar başlamış...

KAPADOKYA GİBİ...
Ayazini kasabasına gidiyoruz. Frig Vadisi’nin içinde, kaya mezarları ve kaya evleri, Kapadokya benzeri oluşumlar görülüyor. Köy evleri ile kaya mezarları iç içe geçmiş. Kasabanın bir kısmı SİT alanı ilan edilmiş, çivi çakmak yasak. Vatandaşın bundan mağdur olduğu söyleniyor. Döğer kasabasına gidiyoruz. Memeç Kayaları, Emre Gölü... Turizmimiz için çok önemli görülen Aslankaya ve Kapıkaya, Matlaş, Aslantaş, Yalçıntaş... Her biri başlı başına birer hazine olan eşsiz turizm değerleri... Döğer merkezde bulunan, Osmanlı eseri kervansaray restore edilmiş... Bütün bu kasabalar İhsaniye sınırları içinde.
Bütün bu bölge, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerinden önemli izler taşıyor. Özellikle Ayazini, İhsaniye-Döğer çevresindeki Frig yerleşimleri, Açık Hava Tapınakları, İscehisar ve Seydiler yörelerindeki peri bacalarının da içinde bulunduğu turizm kuşağındaki Frig Vadisi, önemli bir antik değere sahip. Tarihi yaşatabilmek ve tarihî dokuyu korumak amacıyla restorasyon çalışmaları da yapılıyor.
BİLGİSAYAR ORTAMINDA
Afyonkarahisar, Eskişehir ve Kütahya ili sınırları içinde kalan Frig Vadisi’ndeki kültür ve tabiat varlıklarının, korunması, tanıtılması, turizme açılması, altyapı vb. hizmetlerinin yürütülmesi amacıyla, bu illerimizin İl Özel İdareleri tarafından “Frigya Kültürel Mirasını Koruma ve Kalkınma Birliği” adıyla birlik kurulması Bakanlar Kurulu’nca uygun görülmüş. Oluşturulan Frigya Kültürel Mirasını Koruma ve Kalkınma Birliği sayesinde de Frig Vadisinde bulunan kültür varlıkları korunacak, gerekli tanıtımlar yapılacak ve sonuçta bölgenin kültür ve turizmi canlandırılmış olacak.
Frig Vadisi Turizm Kuşağı Projesi kapsamında; bölgedeki SİT alanı ilk defa bilgisayar ortamına aktarılmış. Vadinin iç ve dış ziyaretçiler tarafından gezilip görülebilmesi için; Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkıları ve İl Özel İdare bütçesinden ayrılan ödenekle “Turizm Kuşağı Yolu” olarak adlandırılan bu bölgenin yollarının asfaltlama çalışmaları yapılmış, yön levhaları tamamlanarak hizmete sunulmuş.



Afyon’un kaymağı ve lokumu meşhur
Afyonkarahisar’ın kaymağı, lokumu ve kaymaklı lokumu haklı bir üne sahip. Bunun için Altınay Şekerleme’ye gidiyor, Ömer Altınay’dan bilgi alıyorum. Firma 140 senelik, Ömer Altınay 4. kuşaktan lokumcu. Babasının dedesi olan Salih Şeker, Afyon Kaymaklı Lokumunu, Kaymaklı Şekerini (Afyon Kaymağı) ve kış aylarının özel çeşidi olan kaymak dolmasını ilk yapan, bulan kişi... Ömer Altınay, lokumun, sarayların özel tatlısı olduğunu, zamanla halk arasında da yayıldığını, dedesinin de kaymakla lokumu birleştirerek “kaymaklı şekeri” bulduğunu söylüyor.
Lokum için; şeker, nişasta ve içine konan çerez; çelik, buharlı kazanlarda kıvamına gelinceye kadar, yaklaşık bir saat kaynatılır. Kıvamına gelen lokum soğutma mermerlerine alınır, merdanelerle ince şekilde açılır. İçine konacak malzemeye göre sarılarak ya da kesilerek şekil verilir.
Kaymaklı şekerde; şeker kaynatılır, kaymak ve vanilya eklenir, kaynatılır. Kıvamına gelen şeker, soğuk tezgahlara dökülüp dinlendirilir, makineye konur, kaymak ilave edilir ve kalıplara yerleştirilir, dinlendirilir. 1-2 saat sonra satışa sunulur.

Kursiyerler, çeşitli renklerdeki mermer mozaiklerden temalı gravürler yapıyor.

‘Mermer mozaik’ işlemeciliği gelişmiş
Tarihî Millet Hamamı restore edilmiş, kültür ve semt evi yapılmış. Burada Halk Eğitim bünyesinde kurslar açılmış. Bir tanesi de mermer mozaik işlemeciliği. Kurs Müdürü Sabriye Canca’nın verdiği bilgiye göre, şu anda bununla ilgili 12 kursiyer bulunmakta, kursiyerler 4 ayda yetiştirilerek belge veriliyor. Mermer piyasası Afyonkarahisar’da. Çeşitli renklerdeki mermer parçaları alınıp kesiliyor, orijinal renklerinden çeşitli desen ve motifte gravürler yapılıyor. Otel vb. talipliler için sipariş üzerine de bu işler yapılabiliyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



Canlı Destek
Gönül Zinciri
Afyonkarahisar Tanıtım Videosu
Afyonkarahisar İl Haritası
Afyon Merkez Uydu Görüntüsü
Afyon Merkez İmar haritası
Afyonkarahisar Fotoğrafları
Deprem Rehberi
Nöbetçi Eczaneler
Kentsel Dönüşüm Projesi
Stratejik Plan
Sitede 567 kişi var
Bugün 2312 ziyaret
Toplam 6740669 ziyaretçi
MAİL LİSTESİ
Mail listemize üye olun !
ekle   çıkar